Pencere kenarında düşünceli bir şekilde dışarıdaki caddeye bakan kadın

Hep Aynı Tip İnsana Âşık Olmak: İlişkilerde Tekrar Eden Örüntüler

31 Ekim 2026 Psikolog Sertaç Kırvar

Hep aynı tip insana âşık olmak çoğu zaman bir şanssızlık değil, farkında olmadan tekrar edilen bir örüntüdür. İnsan, bilinçli olarak farklı bir ilişki istese de, tanıdık gelen duygulara çekilir; bu tanıdıklık çoğu zaman çocuklukta öğrenilen sevgi biçimlerinden gelir. Ulaşılamayan birine bağlanmak, kurtarılması gereken birini seçmek ya da sürekli eleştirilmek gibi örüntüler fark edildikçe konuşulabilir ve değişebilir hâle gelir.

Bu yazıda ilişkilerde tekrar eden örüntülerin nereden geldiğini, sık görülen döngüleri ve bu döngüden çıkmanın yollarını anlatmak istiyorum.

“Neden hep aynı insanı buluyorum?”

Görüşme odamda bu cümleyi çok sık duyuyorum. İsimler, meslekler, şehirler değişir ama hikâye benzer: Başta büyük bir çekim, sonra bir noktada aynı hayal kırıklığı, aynı kavga, aynı yalnızlık. Kişi her yeni ilişkide “Bu sefer farklı olacak” diye başlar ve bir süre sonra kendini tanıdık bir yerde bulur.

Psikodinamik bakış bunu açıklamak için güçlü bir çerçeve sunar. Freud’un “tekrarlama zorlantısı” dediği şey, insanın çözülmemiş eski bir deneyimi farkında olmadan yeniden yaşama eğilimidir. Bunun arkasında çoğu zaman bir umut vardır: Bu sefer farklı bitecek, bu sefer sevilmeyi başaracağım. Ama aynı tip insanla aynı sahne yeniden kurulduğunda, sonuç da genellikle aynı olur.

Çocukluk ve aşk seçimi

Sevgiyi ilk olarak anne babamızla öğreniriz. Bu ilk ilişkiler, yetişkinlikte neyi “sevgi” olarak tanıyacağımızı büyük ölçüde belirler. Sevginin sıcak ve öngörülebilir olduğu bir evde büyüyen biri, yetişkinlikte de güvenli bir ilişkiyi tanıdık bulur. Sevginin kazanılması gereken, bazen verilip bazen geri çekilen bir şey olduğu bir evde büyüyen biri ise ulaşılması zor birine çekilebilir; çünkü o mesafe ona “sevgi” gibi gelir.

Bu, kişinin bilinçli olarak böyle seçtiği anlamına gelmez. Çekim, mantıktan çok daha derin bir yerden gelir. Bu yüzden “Bu sefer akıllı davranacağım” kararı tek başına çoğu zaman yeterli olmaz.

Sık görülen örüntüler

  • Ulaşılamayan partner: Duygusal olarak mesafeli, ilişkiye tam girmeyen, başka bir ilişkisi olan ya da uzakta yaşayan birine bağlanmak.
  • Kurtarıcı rolü: Sorunları olan, “onu ben değiştireceğim” denilen birini seçmek ve kendi ihtiyaçlarını sürekli geri plana atmak.
  • Eleştirilen taraf olmak: Sürekli eleştiren, küçümseyen ya da beğenmeyen birinin onayını kazanmaya çalışmak.
  • Kaçan ve kovalanan: Bir ilişkide hep yaklaşan, diğerinde hep kaçan taraf olmak; yakınlık arttığında uzaklaşma ihtiyacı.
  • Hızlı başlayan, hızlı biten ilişkiler: Yoğun bir başlangıç, idealleştirme ve ardından gelen büyük hayal kırıklığı.

Döngüden nasıl çıkılır?

1. Örüntüyü görün

Geçmiş ilişkilerinizi bir kâğıda yazın: Nasıl başladı, sizi ilk ne çekti, ne zaman zorlaşmaya başladı, nasıl bitti? Bu listede ortak noktaları görmek, örüntüyü somutlaştırır. Bu konuyu Geçmiş Unutulur mu? yazımda da ele aldım.

2. Çekimi merak edin

Size çekici gelen şeyin ne olduğunu sorun. Belki de karşınızdakinin kendine güveni değil, sizi biraz uzakta tutması sizi cezbediyor. Çekimi anlamak, onun her zaman bir yol gösterici olmadığını görmeye yardım eder.

3. “Sıkıcı” görünen güvenli ilişkilere şans verin

Kaotik ilişkilere alışmış biri için sakin, öngörülebilir ve ilgili bir partner ilk başta “sıkıcı” gelebilir. Bu his, çoğu zaman güvenli olanın tanıdık olmamasından kaynaklanır. Bu ilişkilere biraz zaman tanımak, sevginin başka bir biçimini tanımayı sağlar.

4. Kendi ihtiyaçlarınızı tanıyın

Bir ilişkiden ne istediğinizi, hangi davranışların sizin için kabul edilemez olduğunu ve kendinizi neyle değerli hissettiğinizi bilmek, seçimlerinizi daha bilinçli hâle getirir.

5. Yalnız kalmaktan korkmayın

Bir ilişkiden hemen diğerine geçmek, örüntüye bakmak için zaman bırakmaz. İki ilişki arasında kendinize ayırdığınız zaman, bir sonraki seçimi değiştirebilir. Boşluk hissiyle baş etmeye dair Boşluk Duygusu Nasıl Aşılır? yazım size eşlik edebilir.

Günlük hayattan bir örnek

Gerçek bir kişiye ait olmayan, görüşme odamda sık karşılaştığım bir tablo: Otuzlu yaşlarında bir kadın, son üç ilişkisinde de başta çok ilgili, sonra giderek uzaklaşan erkeklerle birlikte olmuş. Her seferinde partnerinin uzaklaştığı dönemde daha çok çabalamış, sonunda yorgun düşüp ilişkiyi bitirmiş. Sakin ve ilgili biriyle tanıştığında ise “Bir şey eksik” diye hissedip geri çekilmiş.

Görüşmelerde babasının çocukluğunda bazen çok sevecen, bazen uzun süre mesafeli olduğunu anlatır. Sevgiyi kazanmak için çabalamak ona tanıdık gelir; çaba gerektirmeyen bir ilgi ise yabancıdır. Bu bağlantı görüldüğünde, ilgili bir partnerin yanında hissettiği “sıkıntının” aslında tanıdık olmayanın yarattığı huzursuzluk olduğunu fark eder. Bu farkındalık, bir sonraki ilişkiye farklı bir gözle bakmasını sağlar.

Doğru bilinen yanlışlar

  • “Kalbimin sesini dinlemeliyim.” Çekim değerli bir bilgidir ama her zaman neyin iyi geleceğini göstermez; bazen yalnızca neyin tanıdık olduğunu gösterir.
  • “Doğru kişiyi bulursam her şey çözülür.” Örüntü kişinin içinde taşındığı için, farklı biriyle de benzer bir döngü kurulabilir.
  • “Geçmişi kurcalamak işe yaramaz.” Amaç geçmişte kalmak değil, geçmişin bugünkü seçimleri nasıl etkilediğini görmektir.
  • “Güvenli ilişkiler sıkıcıdır.” Güvenli ilişkiler ilk başta daha sakin hissettirebilir; ama derinlik ve canlılık çoğu zaman güvenle birlikte büyür.

Bireysel danışmanlık bu süreçte nasıl yardımcı olur?

Bireysel görüşmelerde geçmiş ilişkilerinizi, çocukluk deneyimlerinizi ve ilişkide üstlendiğiniz rolleri birlikte inceleriz. Psikodinamik çalışmada bazen görüşme ilişkisinin kendisi de bir ayna olur: Kişinin hayatındaki ilişki örüntüleri, görüşme odasında da kendini gösterebilir ve bu, onları güvenli bir yerde anlamaya imkân verir. Amaç geçmişi suçlamak değil, geçmişin bugünkü seçimleri nasıl şekillendirdiğini anlamak ve daha özgür seçimler yapabilmektir. Bireysel yetişkin danışmanlığı ve ilişki danışmanlığı sayfalarımda çalışma çerçevemi anlattım. Psikodinamik yaklaşımın ne olduğunu merak ediyorsanız Psikodinamik Yaklaşım Nedir? yazımı okuyabilirsiniz.

Son söz

Aynı hikâyeyi tekrar tekrar yaşamak yorucudur ama bu hikâyenin bir anlamı vardır ve o anlam çözüldükçe yeni bir hikâye yazmak mümkün olur. Antalya Muratpaşa’daki ofisimde yüz yüze ya da online görüşebiliriz. Bilgi ve randevu için iletişim sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Neden hep aynı tip insana âşık oluyorum?
Çoğu zaman bu bir şanssızlık değil, farkında olmadan tekrar edilen bir örüntüdür. İnsan tanıdık gelen duygulara çekilir ve bu tanıdıklık çoğu zaman çocuklukta öğrenilen sevgi biçimlerinden gelir. Örüntü fark edildikçe değişebilir hâle gelir.
Çocukluk deneyimleri aşk seçimini etkiler mi?
Evet, önemli ölçüde etkileyebilir. Sevgiyi ilk olarak anne babamızla öğreniriz ve bu ilk ilişkiler yetişkinlikte neyi sevgi olarak tanıyacağımızı şekillendirir. Bu etki bilinçli bir seçim değildir, bu yüzden fark etmek önemlidir.
Hep ulaşılamayan insanlara bağlanmak neden olur?
Sevginin kazanılması gereken ya da bazen verilip bazen geri çekilen bir şey olduğu ortamlarda büyüyen biri için mesafe tanıdık gelebilir ve sevgi gibi hissedilebilir. Bu örüntüyü anlamak, daha güvenli ilişkilere alan açar.
İlişkilerdeki örüntüler değişebilir mi?
Evet. Örüntüyü görmek, çekimin arkasındaki ihtiyacı anlamak ve kendi sınırlarını tanımak değişimin temelidir. Bireysel görüşmeler bu süreci derinleştirmeye yardım eder.
Tekrar eden ilişki örüntüleri için psikolog nasıl yardımcı olur?
Bireysel görüşmelerde geçmiş ilişkiler, çocukluk deneyimleri ve ilişkide üstlenilen roller birlikte incelenir. Amaç geçmişi suçlamak değil, bugünkü seçimleri nasıl etkilediğini anlamak ve daha özgür seçimler yapabilmektir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel bir değerlendirme, tanı ya da yönlendirme yerine geçmez. Kendinizi zorlanmış hissediyorsanız bilgi ve randevu için ulaşabilirsiniz. Acil bir durumda acil numaralara ya da 112’ye başvurun.

İlk adımı bugün atabilirsiniz

Süreç, çalışma şeklim ve randevu hakkında bilgi almak için bana ulaşabilirsiniz.