Kayınvalide ve Geniş Aileyle Sınır: Evliliği Korurken Aileyi Kaybetmemek
Kayınvalide ya da geniş aileyle yaşanan sorunlarda asıl mesele çoğu zaman ailenin kendisi değil, eşlerin bu konuda ortak bir tutum kuramamasıdır. Bir eş kendini ailesi ile eşi arasında sıkışmış hissederken, diğeri kendini yalnız ve korunmasız hisseder. Sağlıklı sınırın temeli, kararların önce eşler arasında konuşulması ve ailelere ortak bir dille iletilmesidir. Sınır koymak aileyi reddetmek değil, yeni kurulan ailenin alanını tanımlamaktır.
Bu yazıda geniş aileyle sık yaşanan sorunları, bu sorunların eşler arasında neden bu kadar büyüdüğünü ve sevgiyi kaybetmeden sınır koymanın yollarını anlatmak istiyorum.
Sık yaşanan sorunlar
- Haber vermeden gelen ziyaretler ya da çok sık beklenen ziyaretler.
- Ev düzeni, yemek, para ya da iş konusunda sürekli yorum ve öneri.
- Çocuk bakımı ve eğitimi konusunda ebeveynlerin kararlarına karışma.
- Eşler arasındaki tartışmalara aile büyüklerinin dahil olması.
- Bayramlar, tatiller ve özel günlerin nerede geçirileceği konusunda çatışma.
- Bir eşin ailesinin diğer eşi kabul etmemesi ya da karşılaştırması.
Bu sorunlar neden eşler arasında büyür?
Görüşmelerde sık duyduğum bir cümle var: “Annem kötü bir şey demedi ki, sen abartıyorsun.” Diğer eş ise şunu söyler: “Sorun annen değil, senin beni hiç savunmaman.” Kayınvalide sorunu çoğu zaman bir sadakat sorusuna dönüşür. Bir eş ailesine bağlılığı ile eşine bağlılığı arasında bir seçim yapması gerektiğini hisseder; diğer eş ise eşinin önceliğinin kendisi olup olmadığını sorgular.
Kültürümüzde aile bağları güçlüdür ve bu çok değerli bir şeydir. Ama evlilikle birlikte yeni bir aile kurulur ve bu ailenin kendi kararlarını verebileceği bir alana ihtiyacı vardır. Bu alanı tanımlamak, eski aileyle bağı koparmak anlamına gelmez.
Psikodinamik bir bakış: Ayrışma
Psikodinamik çalışmada “ayrışma” dediğimiz bir süreç vardır: Kişinin duygusal olarak ailesinden ayrı bir birey olabilmesi. Ayrışma, aileyi sevmeye devam ederken kendi kararlarını alabilmek, onların onayı olmadan da kendini değerli hissedebilmektir. Bazı insanlar için bu süreç yetişkinlikte bile tamamlanmamıştır. Annesini üzmekten aşırı derecede korkan, her kararında ailesinin onayını arayan biri için eşinin isteğiyle ailesinin isteği arasında kalmak dayanılmaz bir sıkışmadır. Bu sıkışmayı anlamak, eşine karşı daha anlayışlı olmayı da kolaylaştırır.
Sağlıklı sınır nasıl konur?
- Önce eşler konuşur: Ziyaret sıklığı, çocuk bakımı, bayramlar gibi konularda önce ikiniz baş başa konuşun ve ortak bir karar verin. Aileler bu kararı ancak bundan sonra duymalı.
- Herkes kendi ailesiyle konuşur: Sınırları kendi ailenize siz iletin. Eşinizin sizin ailenize sınır koymak zorunda kalması, onu ailenizin gözünde “kötü” yapar.
- “Biz” dili kullanın: “Eşim istemiyor” yerine “Biz böyle karar verdik” demek, kararın ortak olduğunu gösterir ve eşinizi korur.
- Sevgiyi ve sınırı birlikte söyleyin: “Anne, bizimle ilgilenmen bizim için çok değerli. Çocuğun uyku düzenine dair kararı ise biz vermek istiyoruz.” Sınır sert olmak zorunda değildir; sıcak ama net olabilir.
- Tutarlı olun: Bir kez konulup sonra bırakılan sınır, bir dahaki sefere daha zor konur.
- Eşinizin ailesini eleştirmekten kaçının: Eşinizin ailesine dair hislerinizi paylaşabilirsiniz ama aşağılayıcı ya da genelleyici eleştiriler eşinizi savunmaya iter.
Çocuklar olunca
Torunlar geldiğinde büyükanne ve büyükbabaların ilgisi artar ve bu çocuklar için çok değerli bir kaynaktır. Ama çocuk yetiştirme konusundaki kararlar ebeveynlere aittir. Büyükanne ve büyükbabalarla açık bir iş birliği kurmak, onların bilgisinden ve sevgisinden yararlanırken ebeveynlerin rolünü korumak mümkündür. Bebek sonrası dönemde bu konunun nasıl yaşandığını Bebek Sonrası Çift İlişkisi yazımda anlattım.
Günlük hayattan bir örnek
Gerçek bir kişiye ait olmayan, sık karşılaştığım bir tablo: Bir kayınvalide, oğlunun evinin anahtarını taşıyor ve haber vermeden gelip mutfağı yeniden düzenliyor. Gelin rahatsız, ama eşine söylediğinde “Annem yardım etmek istiyor” cevabını alıyor. Her ziyaret sonrası çift arasında soğuk bir sessizlik oluyor.
Görüşmelerde eş, annesini üzme korkusunun ne kadar derin olduğunu fark eder: Çocukluğunda annesinin üzüntüsü evin havasını belirlemiştir. Bu fark edildiğinde eşine karşı daha anlayışlı olur ve bir adım atar: Annesiyle kendisi konuşur, sevgiyle teşekkür eder ve ziyaretlerden önce haber vermesini, anahtarı ise acil durumlar için saklamasını rica eder. İlk tepki kırgınlık olabilir; ama sınır tutarlı ve sıcak bir dille korunduğunda ilişkiler çoğu zaman yeni dengesini bulur.
Doğru bilinen yanlışlar
- “Sınır koyarsam ailemi kaybederim.” Sevgiyle konulan sınır ilişkiyi koparmaz; çoğu zaman herkesin ne beklediğini netleştirerek rahatlatır.
- “Eşim benim ailemi sevmek zorunda.” Eşinizin ailenize saygı göstermesi beklenebilir; ama sevgi zorla oluşmaz, zamanla ve iyi deneyimlerle gelişir.
- “Ailemle eşim arasında tarafsız kalmalıyım.” Evlilikte önceliğin eşinizle ortak tutum olması, ailenize karşı olmak anlamına gelmez.
- “Kayınvalide sorunu kaderdir.” Pek çok aile, açık konuşma ve tutarlı sınırlarla dengeli bir ilişki kurabilir.
Ne zaman destek almalı?
Aile meselesi eşler arasında sürekli bir tartışma konusuna dönüştüyse, eşlerden biri kendini tamamen yalnız ve korunmasız hissediyorsa ya da ailelerle ilgili sorunlar ayrılık düşüncesine yol açıyorsa bir görüşme iyi gelebilir. Çift görüşmelerinde iki kişinin de ailesiyle ilişkisini, bu konudaki duygularını ve ortak bir tutum kurmanın yollarını konuşuruz. Bazen eşlerden birinin kendi ailesiyle ilişkisini bireysel görüşmelerde ele alması da yardımcı olur. Aile ve çift danışmanlığı sayfamda çalışma çerçevemi anlattım. Ailenize karşı yoğun öfke duyuyorsanız Aileye Karşı Öfke Duyma yazım da size yol gösterebilir.
Son söz
Bir evliliği korumak için aileden vazgeçmek gerekmez; ama ailenin evliliğin içine nereye kadar gireceğini birlikte belirlemek gerekir. Bu sınır ne kadar sevgiyle ve ortaklaşa konulursa, herkes için o kadar rahatlatıcı olur. Antalya Muratpaşa’daki ofisimde yüz yüze ya da online görüşebiliriz. Bilgi ve randevu için iletişim sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.