Evlilikte Sürekli Tartışma: Aynı Kavga Neden Tekrar Eder?
Evlilikte sürekli tartışma çoğu zaman konunun kendisinden değil, konunun altında yatan ve her seferinde yeniden canlanan bir duygudan beslenir. Bulaşık, para, aileler ya da telefon; başlık değişir ama kavga aynı yerden başlar, aynı cümlelerle büyür ve aynı sessizlikle biter. Bu yazıda aynı kavganın neden tekrar ettiğini, ne zaman destek almanın iyi gelebileceğini ve bir çift görüşmesinin nasıl geçtiğini kendi çalışma deneyimimden anlatmak istiyorum.
Aynı kavga neden tekrar eder?
6.000’i aşan görüşme deneyimimde en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Aslında neden kavga ettiğimizi bile hatırlamıyoruz.” Bu çok anlaşılır bir durum. Çünkü tekrar eden tartışmalarda asıl yük o günkü olayda değil, olayın dokunduğu eski bir yaradadır.
Psikodinamik bir bakışla çalışırken şuna dikkat ederim: Her birimiz ilişkiye kendi geçmişimizden getirdiğimiz beklentilerle gireriz. Çocukken sesini duyuramamış biri, eşi sözünü kestiğinde yalnızca yarım kalmış bir cümle yaşamaz; yıllar önceki o duyulmama hissini de yeniden yaşar. Eşi ise kendi geçmişinden gelen bir duyguyla, örneğin eleştirilme korkusuyla, hemen kendini savunmaya geçer. İki kişi de o anda yalnızca karşısındakine değil, biraz da geçmişteki birine cevap verir.
Tekrar eden örüntü nasıl işler?
Çoğu çiftte fark edilmeden dönen bir döngü vardır. Biri yaklaşmak, konuşmak, meseleyi hemen kapatmak ister; diğeri geri çekilir, susar, odadan çıkar. Yaklaşan taraf bu geri çekilmeyi ilgisizlik olarak okur ve sesini yükseltir. Geri çekilen taraf yükselen sesi saldırı olarak okur ve daha çok uzaklaşır. Böylece iki kişinin kendini korumak için yaptığı şey, diğerinin en çok korktuğu şeyi tetikler. Bir noktadan sonra kavga konudan bağımsız hâle gelir ve döngünün kendisi asıl mesele olur.
Geçmişten taşınan beklentiler
Evlendiğimiz kişiye bazen farkında olmadan annemizden, babamızdan ya da önceki ilişkilerimizden kalan bir rol yükleriz. “Beni anlaması gerekirdi”, “Söylemeden bilmeliydi” gibi beklentiler çoğu zaman buradan gelir. Bu beklentiler konuşulmadığında hayal kırıklığına, hayal kırıklığı da öfkeye dönüşür. Umut veren taraf şu: Bu örüntüler fark edildikçe konuşulabilir hâle gelir.
Günlük hayattan bir örnek
Gerçek bir kişiye ait olmayan, pek çok evlilikte rastlanan bir tabloyu düşünelim. Akşam eve gelen eşlerden biri yorgundur ve biraz yalnız kalmak ister. Diğeri bütün gün evde çocukla ilgilenmiştir ve konuşmaya, paylaşmaya ihtiyaç duyar. “Bugün nasıldı?” sorusuna kısa bir “İyi” cevabı gelir. Bir taraf görülmediğini hisseder, diğer taraf sıkıştırıldığını. Birkaç dakika içinde konu çamaşırlara, hafta sonu planına, kayınvalideye kayar. Ertesi hafta aynı sahne başka bir bahaneyle yeniden yaşanır.
Bu çiftin kavgası aslında çamaşır kavgası değildir. “Benim için önemli misin?” sorusunun iki farklı dille sorulmasıdır. Bunu fark etmek kavgayı tek başına bitirmez ama kavgaya bakışı değiştirir.
Ne zaman destek almayı düşünmelisiniz?
Her tartışma bir sorun işareti değildir; tartışmak, iki ayrı insanın birlikte yaşamasının doğal bir parçasıdır. Ancak aşağıdaki işaretler uzun süredir devam ediyorsa bir uzmandan destek almak iyi gelebilir:
- Aynı konu defalarca açılıyor ve hiçbir zaman gerçekten kapanmıyor.
- Tartışmalar küçük bir sebeple başlayıp kısa sürede büyük bir kavgaya dönüşüyor.
- Kavgalardan sonra günlerce süren küslükler ve sessizlikler yaşanıyor.
- Konuşmak yerine kaçınmayı seçiyorsunuz; bazı konular artık hiç açılmıyor.
- Aşağılama, alay ya da kırıcı sözler ilişkinin olağan dili hâline gelmiş.
- Çocuklar tartışmalara tanık oluyor ve bu durum sizi kaygılandırıyor.
- Boşanma ya da ayrılık sık sık bir tehdit olarak dile geliyor.
Şunu da açıkça söylemek isterim: Tartışmalarda fiziksel şiddet, tehdit ya da ciddi bir korku varsa öncelik güvenliktir. Böyle bir durumda acil numaralara başvurmak gerekir; çift görüşmesi bu koşullarda doğru ilk adım değildir.
İlk çift görüşmesi nasıl geçer?
Pek çok çift ilk görüşmeye “Kimin haklı olduğuna karar verilecek” kaygısıyla gelir. Benim görüşme odamda bir hakem yoktur. Evlilik danışmanlığı sürecinde ilk görüşme, ortalama 50 dakikalık bir tanışma ve haritalama görüşmesidir.
Bu görüşmede iki eşin de neyi zor bulduğunu kendi sözleriyle anlatmasına alan açarım. İlişkinin nasıl başladığını, tartışmaların genellikle nasıl ilerlediğini ve her birinizin bu sırada neler hissettiğini konuşuruz. Geçmişin baştan sona anlatılması beklenmez, anında bir değerlendirme yapılmaz. Görüşmenin sonunda nasıl bir çalışma çerçevesinin uygun olabileceğini birlikte konuşuruz; devam etme zorunluluğu yoktur. Bazen eşlerden birinin bir süre bireysel görüşmelerle başlaması daha uygun olabilir, bunu da birlikte değerlendiririz. Çift ve aile çalışmalarının daha geniş çerçevesi için aile ve çift danışmanlığı sayfama da göz atabilirsiniz.
Evde deneyebileceğiniz küçük adımlar
Destek almadan önce ya da süreç devam ederken, döngüyü yavaşlatmak için bazı küçük adımlar yardımcı olabilir:
- Molayı önceden konuşun. Sesler yükseldiğinde “Yirmi dakika ara verip sonra devam edelim” demeyi sakin bir anda kararlaştırın. Mola kaçmak için değil, geri dönmek için verilir.
- Konuyu değil, duyguyu söyleyin. “Hep telefondasın” yerine “Kendimi yalnız hissediyorum” demek, karşı tarafı savunmaya değil dinlemeye çağırır.
- Tekrar eden cümleleri fark edin. Kavgalarınızda hep aynı cümleler mi kuruluyor? Bunları bir kenara yazmak, örüntüyü görmenin ilk adımıdır.
- Eski hesapları aynı akşama taşımayın. Tek bir konuda kalmak, tartışmanın genişleyip içinden çıkılmaz hâle gelmesini önler.
- Önemli konuları dinlenmişken açın. Asıl meseleleri kavganın ortasında değil, ikinizin de sakin olduğu bir zamanda konuşun.
Haklı çıkma isteğinin ilişkideki yeri üzerine yazdığım Haklı Olmak mı Mutlu Olmak mı? yazısı da bu konuda size farklı bir bakış sunabilir.
Doğru bilinen yanlışlar
“Mutlu çiftler hiç kavga etmez.”
Hiç kavga etmemek her zaman sağlıklı bir ilişki anlamına gelmez; bazen konuşulmayan duyguların biriktiğini gösterir. Önemli olan tartışmanın olup olmaması değil, tartışmadan sonra yeniden birbirinize dönebilmenizdir.
“Danışmanlığa gitmek ilişkinin bittiğini gösterir.”
Aksine, birçok çift henüz birbirine dair umudu varken başvurur. Destek almak, ilişkinizi önemsediğinizi ve onu anlamak istediğinizi gösterir.
“Danışman kimin haklı olduğunu söyler.”
Benim işim taraf tutmak değil; iki kişinin de duyulabildiği bir alan açmak ve aranızdaki döngüyü birlikte görmenize eşlik etmektir.
“Ancak ikimiz birlikte gidersek anlamı olur.”
Eşiniz şimdilik gelmek istemiyorsa tek başınıza başlamanız da mümkündür. Bir kişinin ilişkideki kendi payını anlaması bile döngüye farklı bir yerden bakmayı sağlayabilir. Evli olmayan ya da nişanlı çiftler için ilişki danışmanlığı da benzer bir çerçevede yürür.
Ayrılık noktasına geldiyseniz
Bazen çiftler, tartışmaların bu kadar yorucu hâle geldiği bir noktada ayrılmayı da düşünür. Bu kararı vermek ya da vermemek size aittir. Görüşmelerde amaç bir çifti ne pahasına olursa olsun bir arada tutmak değildir; amaç, vereceğiniz kararı daha net bir zihinle verebilmenize eşlik etmektir. Bu aşamada olanlar boşanma ve ayrılık sürecinde danışmanlık sayfasında daha fazla bilgi bulabilir.
Son söz
Aynı kavganın tekrar etmesi, ilişkinizin kötü olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman ikinizin de henüz kelimeye dökemediği bir ihtiyacın kapıyı çalmasıdır. O ihtiyacı birlikte duymak zaman ve sabır ister. Antalya Muratpaşa’daki ofisimde yüz yüze, isterseniz online olarak çiftlerle bu yolu birlikte yürüyorum. Ofisimizin çalışma alanlarını Antalya Psikolog Ofisi sitesinde de inceleyebilirsiniz. Bilgi ve randevu için iletişim sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.