Evlilikte Cinsel İsteksizlik: Konuşulmayan Konuyu Konuşmak
Evlilikte cinsel isteksizlik pek çok çiftin bir dönem yaşadığı ve çoğu zaman tek bir nedene bağlı olmayan bir durumdur. Yorgunluk, stres, ilişkide biriken kırgınlıklar, bedenle ilgili duygular, bebek sonrası dönem, bazı sağlık sorunları ve ilaçlar istek üzerinde etkili olabilir. Eşlerden birinin isteğinin azalması çoğu zaman sevginin bittiği anlamına gelmez. Bu konuyu suçlamadan konuşabilmek ve gerekiyorsa hem hekim hem de cinsel danışmanlık desteği almak, sorunun büyümesini önler.
Bu yazıda cinsel isteksizliğin olası nedenlerini, bu konunun eşler arasında nasıl konuşulabileceğini ve cinsel danışmanlığın nasıl işlediğini anlatmak istiyorum.
Cinsel isteksizliğin olası nedenleri
Bedensel nedenler
Hormonal değişiklikler, bazı kronik sağlık sorunları, kullanılan bazı ilaçlar, ağrı ya da yorgunluk cinsel isteği etkileyebilir. Bu yüzden isteksizlik belirgin ve uzun süreliyse ilk adımlardan biri bir hekim değerlendirmesidir. Psikolog olarak bedensel nedenleri değerlendirmem; bu konuda kadın doğum, üroloji ya da ilgili hekime yönlendiririm.
Yaşam koşulları
İş stresi, maddi kaygılar, uykusuzluk ve küçük çocukların bakımı, zihnin ve bedenin enerjisini tüketir. Bu dönemlerde cinselliğin geri plana düşmesi anlaşılırdır.
İlişkideki kırgınlıklar
Görüşmelerde çok sık gördüğüm bir şey var: Yatak odası, ilişkinin geri kalanının aynasıdır. Gün boyu görülmediğini, değer verilmediğini ya da eleştirildiğini hisseden biri için akşam yakınlık kurmak zordur. Konuşulmayan öfke ve kırgınlıklar çoğu zaman cinsel isteksizlik olarak yüzeye çıkar. Duygusal mesafenin cinselliğe etkisini Evlilikte Duygusal Uzaklaşma yazımda ele aldım.
Bedenle ilgili duygular
Kilo değişimi, doğum sonrası beden, yaşlanma ya da kendi bedenine dair utanç, kişinin kendini arzulanabilir hissetmesini zorlaştırabilir.
Geçmiş deneyimler ve öğrenilmiş mesajlar
Psikodinamik bir bakışla çalışırken cinselliğe dair çocuklukta ve gençlikte alınan mesajların da önemli olduğunu görürüz. Cinselliğin ayıp, tehlikeli ya da hiç konuşulmayan bir şey olarak öğrenildiği ailelerde büyüyen biri için yetişkinlikte rahat bir cinsel yaşam kurmak zor olabilir. Geçmişte yaşanmış zorlayıcı ya da travmatik deneyimler de cinselliği etkileyebilir; bu durumda konuya çok dikkatli ve kişinin hızına saygı göstererek yaklaşmak gerekir.
İstek farklılığı
Bazen sorun bir eşin isteğinin “az” olması değil, iki eşin isteğinin farklı olmasıdır. İstek düzeyinin kişiden kişiye ve dönemden döneme değişmesi doğaldır; önemli olan bu farkın nasıl konuşulduğudur.
Bu konu eşler arasında nasıl konuşulur?
- Doğru zamanı seçin: Bu konuşmayı yatak odasında, bir reddedilmenin hemen ardından değil, ikinizin de sakin olduğu ve başka bir yerde yapın.
- Suçlama yerine duygu: “Sen hiç istemiyorsun” yerine “Son zamanlarda yakınlığımızı özlüyorum ve bazen kendimi reddedilmiş hissediyorum” demek, konuşmanın kapısını açar.
- Merak edin: Eşinizin isteksizliğinin arkasında ne olduğunu sormak ve cevabı savunmaya geçmeden dinlemek.
- Baskıyı azaltın: Cinselliğin bir görev ya da bir test gibi yaşanması isteği daha da azaltır. Cinsel olmayan dokunma ve yakınlık anları, baskı olmadan yeniden bağ kurmaya yardım eder.
- İkinizin de sorumluluğu: İsteksizlik bir eşin “sorunu” olarak görüldüğünde o eş kendini suçlu, diğeri reddedilmiş hisseder. Bunu ilişkinin birlikte ilgilenilmesi gereken bir konusu olarak görmek daha iyi işler.
Günlük hayattan bir örnek
Gerçek bir kişiye ait olmayan, sık karşılaştığım bir tablo: Sekiz yıllık evli bir çiftte eşlerden birinin isteği son bir yılda belirgin biçimde azalmış. Diğeri yaklaşmaya her çalıştığında reddediliyor ve bir süre sonra yaklaşmayı tamamen bırakıyor. İkisi de bu konuyu konuşmaktan kaçınıyor; bunun yerine başka konularda daha sık tartışıyorlar.
Görüşmelerde isteği azalan eş, iş yerinde yaşadığı yoğun stresi, sürekli yorgun hissettiğini ve bir süredir eşinden eleştiri dışında bir şey duymadığını anlatır. Diğer eş ise reddedilmenin onda değersizlik duygusu uyandırdığını söyler. Hekim değerlendirmesinde bedensel bir neden bulunmadığında çalışma ilişkinin geneline yönelir: Cinsel olmayan yakınlık anları, eleştiri yerine istek dili ve baskısız temas. Yakınlık, önce yatak odasının dışında yeniden kurulur.
Doğru bilinen yanlışlar
- “İstek azaldıysa ilişki bitmiştir.” İsteğin azalması çoğu zaman ilişkinin değil, yaşamın, bedenin ya da biriken kırgınlıkların bir işaretidir.
- “Bu konu konuşulmaz, kendiliğinden düzelir.” Konuşulmayan sorunlar genellikle büyür. Saygılı ve suçlamasız bir konuşma çoğu çift için ilk adımdır.
- “Sorun isteksiz olan eştedir.” İsteksizlik çoğu zaman iki kişinin arasındaki dinamikle ilgilidir; birlikte ele alındığında daha iyi anlaşılır.
- “Cinsel danışmanlık yalnızca bedensel sorunlar içindir.” Cinsel danışmanlık duygular, inançlar, iletişim ve ilişki dinamiğiyle de çalışır.
Cinsel danışmanlık nasıl işler?
Cinsel danışmanlık görüşmeleri mahremiyetin korunduğu, yargısız bir çerçevede yürütülür. Görüşmelere çift olarak ya da tek başınıza gelebilirsiniz. İlk görüşmede yaşadığınız zorluğu, ne zaman başladığını, ilişkinin genel durumunu ve sizin için neyin önemli olduğunu konuşuruz. Gerekiyorsa bedensel nedenlerin değerlendirilmesi için hekime yönlendirme yaparım. Sonraki görüşmelerde cinselliğe dair duygular, inançlar, eşler arasındaki iletişim ve ilişkinin genel dinamiği üzerinde çalışırız.
Pek çok kişi bu konuyu bir uzmanla konuşmaktan utanır. Şunu söyleyebilirim: Görüşme odasında bu konu, diğer tüm konular gibi saygıyla ve doğallıkla konuşulur. Görüşmelerde paylaşılanlar meslek etiği ve KVKK kapsamında gizlidir.
Ne zaman destek almalı?
- İsteksizlik aylardır sürüyor ve ilişkide gerginliğe yol açıyor.
- Bu konu her açıldığında tartışma ya da küslük yaşanıyor.
- Eşlerden biri kendini sürekli reddedilmiş, diğeri baskı altında hissediyor.
- Cinsellik sırasında ağrı, kaygı ya da yoğun bir rahatsızlık yaşanıyor (önce hekim değerlendirmesi gerekir).
- Geçmiş deneyimler cinselliği zorlaştırıyor.
Bebek sonrası dönemde yaşanan değişimleri Bebek Sonrası Çift İlişkisi yazımda ayrıca ele aldım.
Son söz
Cinsel isteksizlik çoğu zaman bir sonuç değil, bir işarettir: bedenin, ilişkinin ya da yaşamın dikkat istediği bir şeyin işareti. Bu işareti utançla saklamak yerine merakla ele almak, çoğu çiftte yakınlığın yeniden kurulmasının ilk adımıdır. Antalya Muratpaşa’daki ofisimde yüz yüze, isterseniz online görüşebiliriz. Bilgi ve randevu için iletişim sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.