Psikolojik teknikler

Aktarım Odaklı Yaklaşım

Aktarım odaklı yaklaşım, psikodinamik çalışmanın bir koludur. Temel varsayımı şudur: kişinin geçmişteki önemli ilişkilerinde öğrendiği duygu ve beklentiler, bugünkü ilişkilerinde olduğu gibi görüşme odasında psikologla kurduğu ilişkide de yeniden canlanır. Bu canlanmaya “aktarım” denir.

Yaklaşım, özellikle Otto Kernberg ve çalışma arkadaşlarının kişilik örüntüleri üzerine geliştirdiği yapılandırılmış model (İngilizce kısaltmasıyla TFP) ile tanınır. Psikodinamik çalışmalarımda aktarım ilişkisine odaklanan bu bakıştan yararlanıyorum.

Temel fikir: ilişki, konuşulanın kendisidir

Birçok kişi ilişkilerinde yaşadığı döngüyü anlatırken “ben aslında böyle biri değilim” der: bir gün yakın olduğu kişiyi göklere çıkarıp ertesi gün tamamen hayal kırıklığına uğramak, terk edilme korkusuyla karşı tarafı kontrol etmeye çalışmak ya da yakınlık arttıkça ilişkiden kaçmak gibi. Aktarım odaklı bakış, bu döngülerin arkasında içselleştirilmiş “ben” ve “öteki” imgeleri olduğunu düşünür: örneğin “eleştirilen çocuk – eleştiren ebeveyn” ya da “ihmal edilen kişi – ilgisiz öteki”.

Bu imgeler görüşme ilişkisinde de ortaya çıktığında, anlatılan bir olay olmaktan çıkar ve o anda birlikte gözlemlenebilen bir yaşantıya dönüşür. Değişimin kapısı çoğu zaman burada açılır.

Bir görüşmede nasıl görünür?

  • Çerçeve anlaşması: Çalışmanın başında görüşme günü, süresi, iptal koşulları ve görüşmeler arası iletişim gibi kurallar netleştirilir. Bu çerçeve, ilişkide ortaya çıkan duyguların güvenle konuşulabilmesi için zemin oluşturur.
  • Şimdi ve burada: Psikolog, danışanın anlattıklarının yanında o anda görüşmede neler yaşandığına da dikkat eder. “Az önce sustuğumda bana kızmış gibiydiniz, ne oldu?” gibi sorular bu çalışmanın parçasıdır.
  • Netleştirme, yüzleştirme, yorum: Önce danışanın ne hissettiği ayrıntılandırılır, sonra birbiriyle çelişen tutumlar nazikçe fark ettirilir, en sonunda bu tutumların neyi koruduğu birlikte düşünülür.
  • Psikoloğun kendi tepkileri: Görüşmede psikoloğun hissettikleri (karşı aktarım) doğrudan paylaşılmaz; danışanın ilişkilerde karşısındakinde nasıl duygular uyandırdığını anlamak için bir bilgi kaynağı olarak kullanılır.

Kimler için uygun olabilir?

  • Yakın ilişkilerde idealleştirme ve hayal kırıklığı arasında gidip gelenler,
  • Terk edilme ya da reddedilme kaygısı ilişkilerini sürekli zorlayanlar,
  • Öfke, kıskançlık veya kırgınlık gibi yoğun duygularla ne yapacağını bilemeyenler,
  • Kendilik algısı durumdan duruma çok değişen, “kim olduğumu bilmiyorum” hissini sık yaşayanlar.

Kimler için ilk seçenek olmayabilir?

Bu çalışma, ilişkide yaşanan zorlayıcı duyguların görüşmede konuşulabilmesini gerektirir. Aktif intihar riski, yoğun madde kullanımı ya da ciddi bir kriz varsa önce güvenliğin sağlanması ve psikiyatri hekimi değerlendirmesi önceliklidir. Kısa sürede belirli bir beceri kazanmak isteyen kişiler için daha yapılandırılmış yaklaşımlar daha uygun olabilir.

Somut bir örnek

Birkaç aydır görüşmelere gelen bir danışan, psikoloğun tatil nedeniyle iki hafta ara vereceğini öğrendiğinde “zaten fark etmez” der ve bir sonraki görüşmeyi haber vermeden kaçırır. Aktarım odaklı bakışta bu yalnızca bir devamsızlık olarak geçiştirilmez. Birlikte şu sorular düşünülür: Ara verilmesi hangi duyguyu uyandırdı? “Önemsiz olduğum için bırakılıyorum” hissi daha önce hangi ilişkilerde yaşandı? Terk edilmeden önce terk etmek, bu duygudan korunmanın bir yolu olabilir mi? Bu tür bir konuşma, danışanın özel hayatında da tekrar eden bir döngüyü ilk kez canlı olarak görmesini sağlayabilir.

Süre ve çerçeve

Aktarım odaklı çalışma uzun soluklu bir süreçtir; ilişki kalıplarının görüşmede ortaya çıkması ve işlenmesi zaman alır. Görüşmeler genellikle haftada bir yapılır; bazı durumlarda sıklık birlikte değerlendirilerek artırılabilir. Toplam süre önceden belirlenmez, belirli aralıklarla hedefler ve ilerleme birlikte gözden geçirilir.

Sık sorulan sorular

Psikoloğa karşı duygularım olması normal mi?

Evet. Kırgınlık, öfke, bağlanma ya da güvensizlik hissetmek bu çalışmanın doğal bir parçasıdır. Bu duyguları saklamak yerine görüşmede konuşabilmek çalışmanın en değerli malzemesidir.

Aktarım yalnızca görüşmede mi olur?

Hayır. Aktarım gündelik hayatta da sürekli yaşanır: yeni bir yöneticiyi bir ebeveyne, partneri eski bir ilişkiye benzetmek gibi. Görüşme odası, bu süreci güvenli bir ortamda fark etmeyi sağlar.

İlk görüşmelerde neler konuşulur?

Başvurma nedeni, ilişki öyküsü ve bugünkü günlük düzen ayrıntılı olarak ele alınır; ardından çalışmanın çerçevesi ve hedefleri birlikte belirlenir.

Psikodinamik yaklaşımdan farkı nedir?

Aktarım odaklı yaklaşım psikodinamik çalışmanın içindedir; farkı, dikkatin görüşme ilişkisinde o anda yaşanana daha yoğun ve sistemli biçimde yöneltilmesidir.

Çift danışmanlığında kullanılır mı?

Çift görüşmelerinde de partnerlerin birbirine yüklediği beklentilerin geçmiş ilişkilerle bağlantısını görmek için bu bakıştan yararlanılabilir; ancak çalışmanın çerçevesi çiftin ortak hedeflerine göre kurulur.

İlk adımı bugün atabilirsiniz

Süreç, çalışma şeklim ve randevu hakkında bilgi almak için bana ulaşabilirsiniz.